Değerli THY çalışanları,
THY’nin, Hava iş sendika temsilcilerine gönderdiği “Toplu Fesih bildirimi” ile başlayan süreç iş sözleşmelerinin feshi ile devam etmektedir. Yapılan değerlendirme, fesihlerde ortak bir kriterin olmadığını, geçmiş hizmetleri döneminde disiplin cezası almamış, uçuş aksaklığı yapmamış, karne notu yeterli, iyi hatta çok iyi olan, çok sayıda teşekkürü bulunan başarılı kabin memurlarının da işten çıkartıldığını, geçmişte disiplin veya operasyonel kusurları olsa dahi disiplin cezalarının tatbiki ile yetinilen personelin sözleşmelerinin de feshedildiğini göstermektedir.
HERGÜN İŞİNİ KAYBETME ENDİŞESİ İLE GÖREVE GİTMEK UÇUŞ EMNİYETİNİ RİSKE ETMEKTİR.
Bu hukuksuz işlemlerin daha ne kadar süreceği belli değildir. Bugün 30.000’in üzerindeki THY çalışanı hergün “cep telefonlarına gelecek savunma talep yazılarının” endişesi ile göreve gitmektedir. Kabin ekiplerini “çay-kahve servisi yapan görevli” olarak gören anlayış; sözkonusu personelin acil durumlarda hayat kurtardığını, uçak içinde her türlü türbülans, yangın ve benzeri olumsuzluklara müdahale ettiğini, acil iniş, pistten çıkma gibi operasyonel olaylarda yolcuların güvenle tahliyesini sağladığını, kabin ve kokpit ekiplerinin kırmızı çizgisi ve önceliğinin “uçuş emniyeti” olduğu gerçeğini görmezden gelmektedir.
Bu tablo kabul edilebilir olmadığı gibi işini kaybetme endişesi ile personeli uçuşa göndermek sürdürülebilir değildir.
THY’ye düşen tasarruf maskesi adı altında yürütülen işçi kıyımına bir an önce son vermesi, yetkili sendikaya düşen ise “yetkisini” hatırlaması, vekaletini aldığı binlerce çalışanın iş güvencesini ve devamlılığını sağlamasıdır.
Hava İş, THY tarafından gönderilen “toplu fesih bildirimindeki” sayıları açıklamalı, bugüne kadar kaç personelin ekmeğinin elinden alındığını, daha kaç personelin işten çıkartılacağını açıkça ortaya koymalı, konuya ilişkin toplantı tutanaklarını derhal yayınlamalıdır.
THY VE HAVA İŞ, BİR SİTEDE YAYINLANAN TOPLU FESİH BİLDİRİMİ KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPMAK ZORUNDADIR.
THY ve Hava-İş’e Soruyoruz:
Bir internet sitesinde yayınlanan THY antetli kağıdına yazılmış 24.09.2026 tarih ve 2026239629 sayılı Toplu Fesih Bildirimi yazısı doğru mudur? Doğru ise bu yazıyı söz konusu siteye kim hangi amaçla sızdırmıştır?
Yazı doğru değilse, söz konusu internet sitesi hakkında yasal yollara başvurulmuş mudur?
Yazı doğru ise, toplu fesih işleminin gerekçesi “iş şartlarında esaslı değişiklik” yani ücret ve sosyal/mali hakların düşürülmesi olarak belirtildiğine göre son 1 aydır “verimsizlik ve hizmetinden yararlanamama” gerekçesinin toplu feshe konu olamayacağı ortadadır.
Yazı doğru ise, bildirimin üzerinden 1 ay geçmeden uygulanamayacağı ve fesihlerin izleyen ayı takip eden 1 ay içinde yapılması kanun hükmü olmasına rağmen yazıda 1 aylık bekleme süresinin 1 haftaya düşürüldüğü görülmektedir.
TOPLU FESİH BİLDİRİMİNDEKİ SÜRE DOLMUŞTUR. 30 EKİM’DEN SONRA FESİH YAPILAMAZ.
Yazı doğru ise, fesihlerin 30.09-30.10.2026 tarihinde yapılacağı belirtilmekte olup söz konusu fesih işlemlerinin 30.10.2026 günü tamamlanmış olması gerekmektedir. Dolayısı ile, toplu fesih bildirimi kapsamında 30.10.2026 tarihinden itibaren yapılan ve yapılacak tüm fesihler hukuksuzdur.
Yüzlerce çalışan hukuksuz biçimde işten çıkartılırken imzaladığı Toplu Sözleşmeyi savunmak ve uygulatmaktan aciz Yetkili sendika, sürece ilişkin 25.09.2026 tarihinden itibaren 40 gündür boyunca sesini çıkaramamış, açıklama yapamamıştır. Şimdi yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde derhal THY’ye resmi yazı ile başvurmalı ve fesihlerin durdurulmasını istemelidir.
THY, “ISLAK İMZALI DAYANIŞMA AİDATI” DAYATMASINDAN VAZGEÇMELİ, SENDİKALAR ARASINDAKİ MÜCADELEYE TARAF OLMAMALIDIR.
Bunun dışında THY işvereninin, çalışanlar nezdinde artık güvenilirliğini, inandırıcılığını ve itibarını kaybetmiş, THY’nin geleceğinde yeri kalmamış yetkili sendikanın üye kaybını önlemek için dayanışma aidatı başvurularını zorlaştırması, onamı maille isterken dayanışma aidatı dilekçesini ıslak imzayı zorunlu tutarak sendikalar arasındaki mücadeleye taraf olması, işçileri bir sendikada kalmaya veya üye olmaya zorlamak anlamına gelmektedir. THY işverenini “yorgunu yokuşa sürmek” tavrından vazgeçmeye, Anayasa ve 6356 sayılı kanuna uygun hareket etmeye çağırıyoruz. Ayrıca işverene; “6 ay içinde aynı nitelikte yeni personel alması halinde Toplu fesih sonucu işten çıkartılanlara öncelik tanınmasına” ilişkin İş Kanununun 29. maddesindeki sorumluluğunu hatırlatıyoruz.
Sonuçta THY, borsaya kote halka açık bir şirkettir. Kamu tarafından atanan yöneticiler eliyle yönetilmekte olup herkesin kanun önünde eşit olduğunu hatırlatmakta fayda görüyoruz.
Çalışanları; 13 yılda kazanılmış haklarını kaybettiren, üyesini savunmaktan aciz bir sendikada kalmaya zorlamak “olmayacak duaya amin” demekten farksızdır. THY çalışanlarının istek, irade ve tercihleri dışında yönlendirilmesinin mümkün olamayacağı gerçeğini artık herkesin kabul etmesi gerekmektedir..
HAVASEN



