Değerli üyelerimiz,
Yetkili sendikadan istifa ederek HAVASEN’e geçen üyelerimizin dayanışma aidatı başvurularını TEMPO sistemi üzerinden yapılmasını şart koşan işverenin sistemi sadece her ayın ilk günü açması karşısında sistemin açılmaması veya arıza vermesi gibi nedenlerle üyelerimizin hak kaybına uğramaması için öncelikle mail yoluyla başvuruda bulunması önerilmiştir.
Personelinden mail yoluyla savunma isteyen, programlarını sistem üzerinden değiştiren, cezaları mail olarak tebliğ eden, her türlü değişikliği mail vasıtası ile bildiren hatta iş akdi feshi bildirimini gerektiğinde mail ile yapan THY’nin dayanışma aidatı başvurusunu sadece sistemden talep etmesi tutarlı bir davranış değildir.
Önerilen yöntem, iradenin ve talebin işverene iletilmesidir. Yapılan duyuruda Tempo sistemi yerine mail yönteminin önerilmesi söz konusu olmayıp sistemin açılmaması, ulaşılamaması ya da hizmet dışı kalması nedenlerinden dolayı önce mail gönderilmesi sistem açıldığında da Tempo üzerinden işlemin tamamlanması ifade edilmiştir.
Buna karşın üyelerimizin mail ile yaptıkları başvurulara cevaben gönderilen mesajda “Eylül ayında yetkili sendikadan istifa edenlerin Ekim ayında da sendikalı göründüğünden en erken 1 Kasım günü, Ekim ayında istifa edenlerin ise Kasım ayında da sendikalı sayılacağından en erken 1 Aralık günü ıslak imzalı dilekçe ibraz etmeleri “istenilmiştir. Bu açıklama, endişelerimizin haklı olduğunu ortaya koymuş, şirketin bir gecede yıllardır uyguladığı “Tempo sistemi üzerinden başvuru” yönteminden vazgeçtiğini göstermektedir.
Üstelik “en erken 1 Kasım’dan itibaren denilmekte olup bu dilekçe sürecinin ne zaman sona ereceği belirtilmemiş, örneğin 20 Kasım’da bu dilekçeyi verenlerin 20 günlük süreçte nasıl değerlendirileceği açıklanmamıştır. Bu kapsamda, ücretlerde yapılacak % 3 kesintinin hiçbir hukuki dayanağının olmayacağı açıktır.
HAVASEN’’in kuruluşundan sonra dayanışma aidatı başvurularını uzun süre “mail ile kabul eden” THY’nin daha sonra Tempo sistemini devreye aldığı bugün ise ıslak imzalı dilekçe gibi çağın gereklerine, teknolojik gelişme ve imkanlara aykırı çağdışı bir yönteme dönmesinin işi zora sokmak, yetkili sendikadan istifaları önlemek amaçlarına hizmet edeceği düşüncesine kuvvet kazandırmaktadır. Bugüne kadar Tempo üzerinden başvuruları alan THY’nin yetkili sendikanın ciddi sayıda üye kaybetmesi üzerine “ıslak imza” yöntemine geçmesinin zamanlama açısından manidar olduğu açıktır.
Personelin izinli, raporlu veya uçuşta olması nedeniyle Ayın 1. günü ıslak imzalı dilekçesini verememesi halinde uğrayacağı mağduriyetin nasıl giderileceğinin belirtilmemesi ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Üyelerimize gönderilen mailde, ıslak imzalı dilekçelerin evrak kayıt defterine kaydedileceğine ve başvuruya sayı ve tarih verileceğine ilişkin bir açıklığın da bulunmadığı görülmektedir. Kaldı ki, uçuş ekiplerinin uçuş öncesi havalimanlarında belirlenecek ünitelere söz konusu dilekçeleri teslim etmesi ve üzerine “alındı” kaydı düşülerek bir fotokopisinin iadesi gibi bir yöntemin düşünülmemesi de son derece düşündürücüdür.
Personelden savunmasını mail ile isteyen ardından da ıslak imzalı suretinin ilgili üniteye bırakılmasını uygun gören, çoğunlukla maili yeterli gören işverenin sendikal faaliyetlerine müdahale etmek gibi bir düşüncesi yok ise, Tempo sisteminin dayanışma aidatı sekmesini sürekli açık tutmasının ve çalışan iradesinin tecellisinin önündeki engel ve zorlukları kaldırmasının gerekeceği açıktır.
Tüm üyelerimizi ve bundan sonra yetkili sendikadan istifa edecek olan THY personelinin öncelikle THY’nin gönderdiği cevabi maildeki IDARIISLERSEFLIGIKABIN@THY.COM (kabin ekipleri için) ve IKIDARIISLERSEFLIGIKOKPIT@THY.COM (kokpit ekipleri için) adreslerine dayanışma aidatı dilekçelerini göndermeleri ve böylece taleplerini iletmeleri gerekmektedir.
Yetkili sendikaya alan açan, üye sayısındaki erimeyi durdurmaya amaçlayan bu yaklaşımın, THY işçisinin Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış sendika tercihlerini etkilemeye yönelik olduğu izlenimini uyandırmakta olup çalışanlar nezdinde itibarı ve güvenilirliği kalmayan üyeleri Hava İş’te kalmaya zorlamanın doğru ve hukuka uygun olmadığı gibi yaşanan süreçlerle bağdaşmadığının muhataplarınca da artık kabul edilmesinin gerektiğinin bir kez daha hatırlatılmasında fayda görülmektedir.
HAVA-SEN



